Hukuk Blog
Araç değer kaybı tazminatından kabaca bahsedecek olursak, aracın kazaya karışmadan önceki fiyatı ile kazaya karıştıktan sonraki fiyatı arasında fark oluşması durumunda talep edilebilen bir tazminat türüdür. Bu tazminat türü, araç sahiplerinin meydana gelen kaza sonucu araçlarını daha düşük bir fiyata satmasının ve bununla yetinmesinin önüne geçmektedir. Kanunlarımızda hala daha net bir tanımı bulunmayan değer kaybı tazminatı istenebilmesi birtakım şartların varlığı halinde söz konusu olabilmektedir. Bu şartlar; Çift taraflı bir kaza olması şartı Araç malikinin ihmali sonucu sert bir cisime çarptıktan sonra araç değer kaybı tazminatı talep edilemeyecektir. Değer kaybı tazminatını talep edebilmek için iki veya ikiden fazla aracın bir kazaya…
İşe iade davası 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlenmiş olup işçiye, iş sözleşmesinin haksız ve geçerli bir sebebe dayanmadan işveren tarafından feshi halinde bir güvence maddesi olarak karşımıza çıkmaktadır. İşçi ile işveren arasında akdedilen iş sözleşmesinin geçersiz ve/veya haksız bir nedenle işveren tarafından feshi halinde, işçinin birtakım hakları bulunmaktadır. Bu haklardan birisi ise, işe iade olarak İş Kanunu’nda düzenlenmektedir. İşe iade davasının, işçi lehine sonuçlanması halinde feshedilen iş sözleşmesi geriye dönük olarak sonuç doğurmakta ve işçi, fesih bildirimi yapıldığı tarihten itibaren söz konusu işyerinde çalışmaya devam ediyormuş gibi muamele görmektedir. İşçi tarafından açılan işe iade davasının reddedilmesi ise ancak ve ancak…
Kira sözleşmesi, ciddi sonuçlar doğurabilmekte ve bu sonuçlar neticesinde, kiracı ile kiraya veren arasındaki uyuşmazlık mahkemeye taşınmaktadır. Bu sebeple, kira sözleşmesi imzalarken veya hazırlarken o kira sözleşmesinin güncel mevzuata aykırılık teşkil edip etmediğine ve gerçekleri yansıtıp yansıtmadığına bakmak gerekmektedir. Aksi halde, dikkat edilmeden hazırlanan veya imzalanan kira sözleşmesinin önemli sonuçları olabilmektedir. Kira sözleşmesi hazırlanırken “önleyici hukuk” ilkesine dayanarak çalışmalar sürdürmekte fayda olacaktır. Güncel mevzuata ve içtihatlara istinaden hazırlanan kira sözleşmesi, kiracı ile kiraya verenin ileride yaşayabileceği muhtemel birçok uyuşmazlığın önüne geçmektedir. Şimdi gelelim, kira sözleşmesinin nasıl doldurulması gerektiğine ve dikkat edilecek olan hususlara. Kira sözleşmesine geçilmeden önce, kiraya veren kişi,…
İnternet üzerinde genellikle "Boşanmada Hangi Mallar Paylaşılmaz?", "Boşanmada Karşı Taraf Hangi Malları İsteyemez?", "Boşandıktan sonra hangi mallar karşı tarafa kalır?" gibi sorular ile aratılan konuya açıklık getirmek isteriz. Boşanma kararı kesinleştikten sonra görülmeye başlanan bahsi geçen dava türünde, yalnızca ilgili kanun maddesinde sayılmış olan mallar kişisel mal olarak kabul edilecektir. İlgili kanun maddesine aşağıda yer verecek olmamızla birlikte bu maddelerin açıklamalarına da değineceğiz. Evlilik birliğinin sona ermesi halinde, mal paylaşımı gündeme gelmektedir. Mal paylaşımı davası, genellikle boşanma davası bittikten ve kararın kesinleşmesinden itibaren görülmektedir. Mal paylaşımı davasının görülebilmesi için boşanma davasının kesinleşmesi gerekmekte yani boşanma davası, mal paylaşımı davası için…
Cinsiyet değişikliğinin üç aşaması bulunmaktadır. İlk aşama, cinsiyet değişikliği ameliyatı yapılabilmesi için mahkeme kararına ihtiyaç duyulmasından kaynaklı olarak cinsiyet değişikliğine izin davasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesinin 1. fıkrasında “Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin onsekiz yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır.” hükmü düzenlenmektedir. Görüleceği üzere, cinsiyet değişikliğindeki koşullar ve izlenecek yol madde hükmünde saklıdır. Cinsiyet değişikliğine izin davasını ikame edebilmek için birtakım…
Önalım (Şuf’a) Hakkı Nedir? Nasıl Kullanılır? Yasal Önalım Hakkı Şuf’a hakkı, diğer bir adıyla önalım hakkı TMK’nin 732. maddesinde düzenlenmiştir. Madde metni ise şu şekildedir; “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.” Madde metninden de görüleceği üzere, önalım hakkı yalnızca paylı mülkiyet söz konusu olan taşınmazlarda uygulama alanı bulacaktır. Örnek vermek gerekecek olursa, 9 hissedarı olan bir taşınmaz düşünelim ve her bir hissedarın 1/9 oranında payı olsun. Hissedarlardan A, 1/9 olan payını, dışarıdan üçüncü bir kişiye satmış olsun. Hissedar A’nın payını satın alan dışardan 3. kişiye karşı, diğer…
El Atmanın Önlenmesi Davası Ve Kamulaştırmasız El Atma Davası Nedir? Kamulaştırma, devletin kamu yararını göz önünde bulundurarak kişinin, mülkiyet hakkını elinde barındırdığı taşınmaz üzerinde tasarruf etmesi yani kişinin mülkiyet hakkına rızası dışında son vermesi olarak tanımlanmaktadır. Kamulaştırmanın olması için en önemli ve çoğu zaman ihlal edilen husus devletin kamu yararı doğrultusunda bu işlemi gerçekleştirmiş olmasıdır. Kamulaştırma işlemini yapan veya yapacak olan ilgili idare, mülkiyet hakkına son verilecek gerçek ve özel hukuk kişilerine bir bedel ödeme zorunluluğu altındadır. Bu bedelin idare tarafından peşin olarak ödendiği de unutulmamalıdır. Ancak bazı durumlarda idareler, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda yer alan usul ve işlemlere aykırı…
Rekabet Yasağı Sözleşmesi Nedir? Nasıl Son Bulmaktadır? Çoğu firma/şirket, işçi ile rekabet yasağı sözleşmesi düzenlemekte veyahut iş sözleşmesinin içerisine rekabet yasağını madde şeklinde koymaktadır. İşçinin, işyerinden ayrılmasından sonraki dönemde, edinmiş olduğu bilgiler ve müşteri portföyü sebebiyle işverenine zarar vermemesi ya da işverenin başka bir işletmeyle rekabet etmemesi için yapılan sözleşmelerdir. Bu tür sözleşmeler, işyerinde öğrenilen bilgilerin ve becerilerin, işyerinden ayrılıp başka bir işyerinde kullanılmasını engellemek amacıyla yapılmaktadır. Rekabet yasağı, Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi ve devamında hüküm altına alınmıştır. İlgili kanun maddesinde; “(1) Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten,…
Manevi Tazminat Nedir? Kişinin manevi değerlerinin, kişilik hakkının hukuka aykırı yolla zedelenmesinin hukuka yansıması manevi tazminat olarak nitelendirilir. Manevi tazminat davası ise, Kişide meydana gelen bu zedelenmenin yol açtığı manevi zararların giderilmesini amaçlar. Zarar ekonomik değer değil manevi değer içermesi gerekmektedir. Kişinin iç dünyasında yaşadığı elem ve kederin dış dünyasında (ekonomik ve sosyal çevresinde) yer edinmesi ve bundan doğacak olumsuz sonuçlar olarak adlandırılabilir. Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen madde hükmü aşağıdaki şekildedir: MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar…
Anlaşmalı Boşanma Nedir? Anlaşmalı boşanma, tarafların anlaşarak mahkeme huzurunda evlilik birliğine son vermesidir. Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 166/3 maddesinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu m.166/3’e göre; “Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde…
İHTİYAÇ SEBEBİYLE TAHLİYE DAVASI NEDİR ? İhtiyaç sebebiyle tahliye Türk Borçlar Kanunu md.350 ‘de düzenlenen, kira sözleşmesinin kiraya verenden kaynaklı bir sebeple feshedilmesi ve kiracının, kiralanan taşınmazı tahliye etmesini öngören bir sona erme halidir. TBK’nin 350. madde hükmü açıktır; - Kiraya veren, kira sözleşmesini; Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere…
KİRA TESPİT DAVASI NEDİR? Ülkemizde sürekli değişkenlik gösteren ekonomik koşullar, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren ve kiracı arasında bazı anlaşmazlıklar oluşturabilmektedir. Kira sözleşmesinde belirlenen bedel, değişen koşullardan ötürü tarafların anlaşmasıyla değiştirilebilir. Ancak tarafların anlaşması bazen mümkün olmayabilir. Bu gibi durumlarda kira bedelinin tespitini dava açarak mahkemeden talep etmek gerekmektedir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 344. Maddesinde “Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır. Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa,…
TAHLİYE TAAHHÜTNAMESİ NEDİR? Tahliye taahhüdü, kiracı tarafından kira ilişkisi kurulduktan sonra tek taraflı olarak düzenlenen bir belgedir. Kiracının, kiralanan taşınmazı tahliye edeceğine dair bir tarihi ve imzasını içerir. Kanun koyucu bu belgenin kötüye kullanılmasının önüne geçmek maksadıyla bazı tedbirler uygun görmüştür. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 352. Maddesinin 1. Fıkrasında “Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir.” hükmü düzenlenmektedir. İlgili maddede açıkça belirtildiği üzere, tahliye taahhüdüne uymayarak taşınmazı tahliye etmeyen kiracıya…
İŞTİRAK NAFAKASI NEDİR? ÇOCUK NAFAKASI ALMAK İÇİN ŞARTLAR NELERDİR? İŞTİRAK NAFAKASI NEDİR? İştirak nafakası (Çocuk nafakası), ayrılık veya boşanma davası hükme bağlandıktan sonra velayet hakkına sahip olmayan ebeveynin, çocuğun ihtiyaç ve giderlerine geliri oranında katılmasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesinin 3. ve 4. Fıkrasında: “Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.”…
MESKENİYET İDDİASI NEDİR ? Haczi caiz olmayan mallar ve haklardan borçlunun haline münasip evinin haczedilmesi durumunda borçlunun yararlanabileceği bir yoldur. İcra İflas Kanunu madde 82 uyarınca ; Aşağıdaki şeyler haczolunamaz: … Borçlunun haline münasip evi, … Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır. İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir. İİK madde 82’de görüleceği üzere haczin caiz olup olmadığının değerlendirmesini icra memuru yapar. Bu sebeple haczi…